Neredeyse her bir birey olarak mutsuzluğa âşık olmuşuz. Nereye gitsek mutsuzluk nereye gitsek tatminsizlik görmek ister hale gelmişiz. Nedir bu insanlardaki bir yere gidip oraya saplanma isteği? Nedir mutsuzluk limanlarında inadına demirleme isteği? Neden bütün dünya şizofrenik olmaya kendi canını bile bile yakmaya istekli hale geldi? Nasıl bu hale geldik? Nasıl oldu da mutsuzluk adasına her birlikte seyahat edip dönüş biletini almayı hepimiz unuttuk? Dönüş limanında bekleyen gemiler tarihe eser olurken biz ise onlara karşıdan bakmayı seçtik binip bu adadan ayrılmak yerine…

                Bu adanın alışkanlıkları nelerdi peki;

  1. Tatminsizlik

Ne yaparsak yapalım ne işle uğraşırsak uğraşalım kimi seversek sevelim bir türlü yeterli gelmedi ve aynı adadaki başka uğraşlara başka sevgilere yöneldik ama yine onlarda bizi doyuramadı, nedense bir türlü açlığımız bitmedi ve tatminsiz insan ırkı olmaya başladık

  1. Sabırsızlık

Ne yaparsak yapalım çabucak olsun istedik. Kimi seversek sevelim çabucak bizim olsun istedik emek vermekten kaçtık hemen benimle olsun hemen beni kabullensin istedik. Sonra oldu bu, sabırsızlık illeti herkese bulaştı ve hep birlikte emeksizce ilişkiler silsilesine daldık ve ne oldu yine yukarı ki maddeye ulaştık; tatminsizlik, hemen oldu harcadık ve bitti…

  1. Beklentiler

Kendi kafamızda olayları sonuçlandırır olduk. Bir olay oldu ve olayın sonucunda bizim istediğimiz gibi sonuçlanmadı. Ne oldu: mutsuzluk; peki bu neden oldu: çünkü biz yaşadığımız şey sonunda gerçekleşecek sonucu kendi fikir düşünce yapımıza göre yorumlayıp bir beklenti oluşturduk kendimizce ve ne oldu; birkaç kez bu gerçekleşti ama çoğu zaman aksi sonuçlar aldık ve sonuç MUTSUZLUK… Adayı beslemeye devam ettik ve mutsuzluk adası daha da güçlenerek bizi hapsetmeye başladı.

  1. Güvensizlik

Mutlu olmamızın en büyük düşmanlarından güvensizlik ve bu ortamı birbirimize borçluyuz. Neden güvensizleşir insan karşıdan beklediği gerçekleşmezse yani beklentileri karşılamazsa ve söz verdiğini yapmazsa; söz verdiği zamanda gelmez ise söz verdiği zamanda işi yapmaz ise bu ortam oluşur. Kısaca özümüz sözümüz bir olmaz ise bu güvensizlik oluşur ve ada en büyük besin kaynağına kavuşmuş olur…

  1. Açlık

Bir türlü doymak bilmedik bu hayatta, biz fazlasıyla doyarken bazıları aç kaldı, biz bazı yemekleri reddederken o yemeğe cam mekânların arkalarında büyük bir istekle bakan küçük çocuklarımız vardı…

  1. Sağlık

Her şeyi biliyoruz bu hayatta artık; doktorlarımız artık internette artık televizyonda karşımıza çıkar oldular. Vücudumuzda ne olursa ne yapabileceğimizi olmaması için neler yapmamız gerektiğini ve daha birçok şeyi anlatan mecralarımız var. Ama nedense biz doyumsuz seçici tembel ruhumuzla önce sağlığımızı bozup sonra neyi yapmamız gerektiği kısmını almayı seçer olduk. Çünkü bu daha kolay geldi… Önce bir hayatımı yaşayayım doyumsuzca, sonra bozulan olursa tamir ederiz mantığıyla yaşar olduk. Anlamadığımız ise bu bizim kendi bedenimiz bir arabanın parçaları değil. Bir arabanın yedek parçaları değiştirilince belki %100 uyumla çalışabilir ama bizim bedenimize takılabilecek yedek organlar asla kendi bedenindeki kadar %100 uyumla çalışmayacaktır. Buda bizi baştaki mutluluklarımızın yerini alan hasarlı mutsuz bir yaşama sürükleyecektir…

  Benim sizlere söyleyeceğim şeyler genel anlamda bunlar. Ve bunları nasıl düzeltip te mutsuzluk adasından kaçabileceğimize gelecek olursak;

  1. Tatminsizliği nasıl yeneceğiz

Emek vereceğiz uğraşacağız kolaya kaçmayacağız. Karşımıza çıkan sorunlara göğüs gereceğiz bu sorunlar biz onlara karşı savaşmaktan vazgeçtiğimizde bir yere gitmiyorlar başka bir ortamda başka biriyle yine karşımıza çıkıyorlar, ama biz onları bir kez yenersek bulunduğumuz durumla tatmin olup mutlu olmaya başlayabiliriz. Oturarak rahat zannettiğimiz ortamdan biraz uzaklaşıp kendimizi bir süre rahatsız edersek yani kendimizi geliştirip uğraşırsak sorunları kırarsak daha sonrasında daha mutlu olabiliriz

  1. Sabırsızlığı nasıl yeneceğiz

Süratten biraz uzaklaşarak telefonlarımızda arabamızda yaptığımız işlerde biraz daha sakin kalarak her şeyi sırayla sakince yerine getirerek aynı anda tek bir şeyi yapmaya çalışarak daha mutlu olabiliriz

  1. Güvensizliği nasıl yeneceğiz

Bunun tek yolu var oda; biz başkalarına güven aşılayarak bu sorunu aşabiliriz. Karşıdan bekleyerek dünyayı değiştiremezsin örnek olarak dünyada istediğin insan profilini oluşturabilirsin Ve sen güvenilir olursan güvenebileceğin insanlar etrafında çoğalmaya başlayacaktır.

  1. Açlığı nasıl yeneceğiz

Paylaşarak ancak bu doyumsuzluğumuzdan kurtulabiliriz. Paylaştıkça oluşacak O güzel duygu o his bizi başka açlıklara yöneltecek; paylaşma açlığına… Ve bu bizi beklemediğimiz kadar mutlu edecek

  1. Sağlığımıza nasıl koruyacağız

Çok basit bir yolu var. Korkmadan geleceğe bir bakış atacağız ve bunu bugünde ki insanlara bakarak yapacağız. Çünkü herkes aynı yollardan geçiyor. Bugün geldikleri noktada geçmişte keşke yapmasaydık bu gün daha sağlıklı daha mutlu olurduk dedikleri şeyleri dikkate alarak sağlığımıza özen göstermeye daha dikkatli beslenmeye ve sportif bir yaşama başlayabiliriz. Ve bu beslenmenin ve yeni yaşam tarzının bize vereceği sağlığı enerjiyi ve dinamizmi hissederek daha da mutlu olabiliriz.

  1. Ve Son olarak beklentiler

Bu en basiti; olabilecek olan şeyler üzerinde tahmini 10 üzerinden 1 olarak yapın, her gerçekleşen daha yüksek derece sizi daha da mutlu yapsın, bundan daha kolay ve sizi her daim mutlu edebilecek başka bir şey yoktur. 10 üzerinden 10 beklerken alacağınız 5 sizi mutsuz ederken 1 beklerken alacağınız bir 5 veya 10 sizi tatmin edemeyeceğiniz mutluluklar yaratabilir.

Mutsuzluk adasında çıkmanın bence olabileceklerini sizlerle paylaştım.

Şimdi sıra sizde; bu adımları yavaş yavaş sabırla gerçekleştirirseniz mutsuzluk adasından çıkış biletinizi rahatlıkla oluşturabilirsiniz herkese kolay gelsin.