Cehennem herkesin zannettiği gibi iki ateş parçasından oluşan alevin içinde yanmakla uzaktan yakından alakası yok, ortak bir sauna alanı değil cehennem , herkesin kendi cehennemi var yanmak için, ama herkesin farklı şekillerde herkes hayat boyunca yaptığı hatalarla sınanıyor. Sonsuz zaman diliminde yaptığı hatayı tekrar ve tekrar ve tekrar yaşıyor ve buna çok büyük pişmanlık duyuyor. Her defasında ölmek istiyor ama ölemez çünkü sonsuzlukta var oluyor. Bu öyle bir acı ki binlerce derece alevler içinde kalmak bu kadar yakamaz insanın canını, dünya üzerindeki hiç bir acı kafi değil, tekrar dünyaya gönderilmek isterler. Bu hatayı bu yanlışı kalp kırmayı, kendinin veya başka birinin canı olması fark etmez kırmayacağını söylerler ama yine aynı hatayı yapar ve gelirler .
VİCDAN orada sonsuz … İradeni yenemediğin dünya hayatında vicdanının yenildiği hatalar burada yenilmez burada körüklenir, o gösterilen alevlerin körüklendiği cehennem sahneleri var ya, işte o körüklenen alev vicdan alevi, sen kendi vicdanına hesap verirsin ve sonsuz pişmanlıkla yüz yüze kalırsın. En çokta bütün her şeyi sana vermek isteyen ama senden sadece bir adım bekleyen Rabbin’in istediği şeylerin tersini yaptığın pişmanlığının yerini, hiç bir şey tutmayacak. Onun karşısına çıkma düşüncesi yaptığın hatalarla seni binlerce defa öldürecek, ama yine dirilecek ve yine pişmanlık duyacaksın. Cehennem iki alev parçası değil, Cehennem senin cehennemin , senin vicdanın alevleri olacak, pişman olmak istemediğin şeyleri yapma O’nun istediği bir iki şeyden başla en önemlileri de ‘sevgi merhamet ve saygı’ bunları benimse, Allah’ın sevdiği kul ol, bak o zaman o alevli vicdanın yerine dünyada ve dünya üzerinde hayatın sona erdiğinde hayallerin ötesinde bir mutlu ‘sonsuz’ bir yaşama kovuş, bak sonsuz diyorum dünya üzerindeki her canlının istediği şeyden sonsuzluktan bahsediyorum. Evet ona sahip olacaksın ve büyük bir mutlulukla. Eğer istersen o sonsuzluğu dünya üzerinde daha erkenden de elde edebilirsin. Önemli olan ‘sevgiyi merhameti ve saygıyı’ dünya üzerindeki her canlıya karşı yürekten hisset, görürsün dünyan senin cennetin olacak ve buradaki yaşamın bittiğinde hiç zorluk çekmeden diğer yaşama geçip daha da büyük bir cenneti tadacaksın.
Dünya üzerinde zorluk çekmeyecek misin çekeceksin, ama severek bu zorlukların üstesinden gelebileceksin. Dünya yaratılırken sevgi üzerine kuruldu, ama insanlar onu yitirdiler, sevmeyi unuttular ve dünya savaşlarla, açlıkla, merhametsizlikle, hoşgörüsüzlükle kendini karşı karşıya buldu. Hala sevgiyle savaşan yok mu?.. Var ama azınlık olduğumuz için dünya bu kötü şeylerle dolu, sen bir adım at, sende sevgiyle savaş ve yeniden dünyayı kurulduğu gün gibi sevgi dolu bir yer haline getirelim …

